Back To Top
  • Özhan KIZILTAN
    Özhan KIZILTAN
DEDİKODU MAFYASI

DEDİKODU MAFYASI

 - Tarih 5.10.2018
- A +

 Dedikodu mafyası olur mu demeyin! Bal gibi olur.

Bu mafya öyle etkilidir ki; Kadrajına aldığı kişiye silahlı mafyaların veremeyeceği zararı verir. Bir insanı çekip vursanız başınız belaya girer, eğer o kişinin bariz bir günahı yoksa, sonrasında kahraman olma şansı da vardır. Fakat itibar suikasti işlediyseniz ve ürettiğiniz dedikodu da başarıya ulaştıysa, hem o bireyi en azından belli bir süre için toplumsal katmanların en altına gömersiniz hem de bu işten ceza almazsınız.

İnsafsız, hatta kalleşçe olan bu tarz algı çalışmalarını yapanlar “eziklik” psikolojilerine toplumun kıskançlık duygularını alet etmeyi çok iyi bilir. Kasabanın intikam alma duygusunu yıllarca içine atanların, kıskançlıktan çatlayanların bugüne kadar görmezden geldikleri bir çok haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik bu tür algı yönetimleri sayesinde kişiselleşerek seçim dönemlerinde kamuya mâl oluyor. Kasabanın kedileri bir anda aslan oluveriyor. Amaç üzümü yemekten çok bağcıyı dövme siyasetine dönüşüyor.

Aslında böyleleri stratejilerini sadece bağcıyı dövmek üzerine kurarlar. Bağın menfaatleri veya üzümün kalitesi onlar için önemli değildir, hatta bağ bahçe işlerinden hiç mi hiç anlamazlar. Onlar için şahsi duygularının okşanması, evde hanımından yediği fırçanın rövanşının alınması en büyük beklentidir.

Seçim bittiği taktirde sözde aslanlar kükremeyi bırakacak, tekrar suskunluğa gömülecek, aslına sirayet edeceklerdir. “Söz gümüş ise sükût altındır”, “Susmak fazilettir, Susmak ikrardan gelir”, “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” gibi atadan devir aldığımız sükûtu putlaştıran ve bizi Doğu toplumu olmaktan öteye götürememiş cehennemlik sözlere sığınılarak şahsi çıkarlarını okşayacak adımların siyasetçiler tarafından atılmasını bekleyeceklerdir.

Yaklaşan yerel seçimler öncesinde, diğer şehirlerde olduğu gibi ilçemizde de aynı atmosferle karşılaşıyoruz. Zamanında delikanlı gibi belediye icraatlarını eleştiremeyenler, kuytuda köşede şehrin kalkınmasına zerre kadar katkısı olmayacak konuları konuşmaya başladılar bile. Kimi zaman isabetli kimi zaman isabetsiz atanlar, bel atından vurmak için çamura yatmış timsah gibi bekleyenler, dahası dost görünüp kulak fısıltısıyla hançerleyenler için bu ayların her biri altın değerinde.

Bir Akçakocalı olarak bu duruma en çok üzülenlerden biriyim. Yerel seçimlere beş ay kala aramızdan kaç kişi kendi menfaatini terk ederek konuşabiliyor? Aramızdan kaç kişi “mış gibi”  yapmaktansa fikrini açıkça söyleyebiliyor? Aramızdan kaç kişi feodal bağlarından arınarak Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek için, şehre bir değer katabilmek için çalışıyor.

Etraf yapılan işlere takoz koyanlarla, oturan boğalarla, aslan taklidi yaparak okşanmayı bekleyen kedilerle doluyken kaç kişi memleketine gerçekten katkı yapabilmek için çaba gösteriyor?






Yorumlar

Yorumlar
veysel saka... 13.10.2018 - 10:50:39
evet sayın kızıltan biz menfaatlerimizi terk edelimde adaylar partiler neden terk etmesin önce insan merkezli proje programı temel almasınlar önce akçakoca önce hizmet çok soyut bir kavram tüm programlar insana özgü olsun yazın hiç tıklama almamış ortaya bir yazı değil tarafını secerek yazı yaz...selamlar kolay gelsin