Back To Top
  • Mehmet AKBACAK
    Mehmet AKBACAK
SİVRİ AKILLARA İHTİYACIMIZ VAR!

SİVRİ AKILLARA İHTİYACIMIZ VAR!

 - Tarih 12.9.2018
- A +

 Geçen hafta yazımın konusu yeni Milli Eğitim Bakanı sayın Prof.Dr.Ziya Selçuk’un eğitim konusuna bakışı ve eğitimde neler yapabileceği üzerineydi.Okulların açılmasıyla birlikte bakanın toplantıları ve konuşmaları ön plana çıktı. Gerçi her bakan göreve başladığında bu tür konuşmalar yapar. Yalnız sayın Selçuk’un eğitim konusuna bakışı ve yaklaşımı ilk defa umut verici. Geçen gün yaptığı toplantıya katılanlara baktığımızda toplumun tüm kesimlerinden 30’u aşkın sivil toplum temsilcisi katılmış.Gelecek günlerde de tüm eğitim sendikalarıyla birlikte 100ü aşkın sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelecek. Belki bazıları konuş konuş icraat nerde diyebilir. Yapılması gereken köklü bir eğitim reformu olacak.O nedenle toplumun tüm kesimlerinin bu konuda düşünce ve önerilerini alması çok önemli, çünkü bu reformların hayata geçirilmesi için toplumun önemli kesiminin desteği şart.Hatta sayın Bakan konuşmasında; “sayın Erdoğan bakanlık teklifi yaptığında hiç düşünmeden kabul ettim. Çünkü böyle bir liderlik olmasa gerçekten bir bakanın böyle bir işin altından kalkması çok zor görünüyor” demesi işin ne kadar çetin olduğunu göstermektedir. Yapılan konferansın adı da “BULMA KONFERANSI” yine aynı konferansda sayın Selçuk; “Tanzimat’tan beri kendi eğitim sistemimizi arıyoruz.Gelin hep beraber muhafaza ettiklerimizin zehrini akıtalım.Deli gömleklerimizden kurtulalım. Ezber ve taklidi bir kenara bırakıp tahkikata geçmeliyiz.Türkiye’nin eğitimde kıyameti koparması lazım. Ortak akıl ortalama akıldır. Bizim sivri akıllara ihtiyacımız var” diyerek radikal adımların atılacağının haberini vermektedir. Sayın Erdoğan’ın Selçuk’u bu göreve getirmesinin ana nedeni de bu reformu Selçuk gibi ‘sivri akıllı’ birisinin yapacağına güvenmesidir. Eğitim camiası ve genel kamuoyunun desteğiyle umarım aranan eğitim modeliyle Türkiye çağı yakalayacaktır.

                    TAHRAN ZİRVESİ VE ERDOĞAN

     7 Eylül’de yapılan Tahran zirvesinde Suriye ve İdlip konusu masaya yatırıldı. Her ülke kendi çıkarları doğrultusunda politikalar üretirken Türkiye’de Suriye’nin bütünlüğü ve çatışmaların sona ermesi temelinde politikalarını öne sürmüştür. Erdoğan’ın; ”Oyunun ne parçası ve ne de seyircisi olacağız” derken, Suriye’de kalıcı barışın sağlanmasında önemli rol oynayacağını göstermiştir.Yeni bir Suriye mülteci akını öncelikle bizi ve AB ülkelerini etkileyecektir.Gerçi alınan önlemlerle mülteciler Suriye sınırları içinde tutulacak olsa da sıkıntı yaratacaktır. Gerçi Suriye sorununun çözülmesi o kadar da kolay olmayacaktır. Küresel bir sorundur. Emperyal devletlerin çıkarlarıyla, komşu devletlerin çıkarlarının uyumunu yakalamak çok zor olsa gerek.

          CUMHURİYET TİTREDİ KENDİNE DÖNDÜ

2013 yılında yapılan operasyonla Fetö’nün yönetimine geçen Cumhuriyet gazetesi o günden bu yana Fetö, DHKP-C ve PKK yanlısı haberleri ve yorumlarıyla eski klasik çizgisinden sapmıştı .Geçen hafta vakfın yönetiminin değişmesiyle tasfiye edilenler tekrar görevlerine ve köşelerine geri döndüler. Mit tırları davasında, Savcı Mehmet Kiraz’ın katledilmesinde verdiği haberlerle, Fetö’cü savcılarla yapılan ropörtajlarla Türkiye ve demokrasi karşıtı güçlerle ittifak yapmaktan kaçınmamışlardı.Son kararla Cumhuriyet Gazetesinin asıl sahipleri yönetime geri döndüler. Yani anlayacağınız titreyip kendilerine döndüler.Muhaliflik yapmaya devam edecek ama yerli olmaya özen göstereceğine inanıyorum.Hiç olmazsa Fetö’nün dümen suyundan çıkmış olacak.Kati Piri’nin ilk demeci bu savı doğrulamakta. “Cumhuriyet Gazetesi aşırı milliyetçilerin yönetimine girdi” derken açıkca rahatsız olduğunu belirtmekten kaçınmamıştır.Fetö yönetiminde kalmaktansa bu durum demokrasi adına büyük bir kazançtır.Kalın Sağlıcakla.






Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.