Back To Top

  • Mehmet AKBACAK
    Mehmet AKBACAK
HÜRRİYET, AYDIN DOĞAN VE DEMOKRASİ!

HÜRRİYET, AYDIN DOĞAN VE DEMOKRASİ!

 - Tarih 29.3.2018
- A +

 İki haftadır; Hürriyet gazetesi başta olmak üzere Doğan Medya grubunun Demirören’lere satışı gündemden düşmedi. 1979 da Milliyet,  1994 de Hürriyet gazetesini satın alan Aydın Doğan 40 yıldır basında söz sahibiydi. 1948 yılında Yahudi sermayesiyle kurulduğu söylenen Hürriyet gazetesinin medyadaki lakabı Amiral gemisiydi. Devletin sesiydi sanki, logosunda Türkiye Türklerindir yazıyordu ama bugüne kadar ne ABD’yle, ne İsrail’le ve ne de AB’yle ilişkilerimizde Türkiye’den yana açık tavır koyduğuna rastlanmamıştır. Her zaman ‘Batı’ ne der yaklaşımını ileri sürerek iktidarlara köstek olmuştur.Hatta daha da ileri giderek iktidarları devirip, yeni hükümetleri iş başına getirmiştir. Buna en güzel örnek Refah Yol hükümetine savaş açarak 28 Şubat darbesinde başrolü oynamıştır.

       Ayrıca Türkiye siyasi tarihinde birkaç olay vardır ki; onların veballeri altında ezilecektir. Bunlardan bir tanesi Ahmet Kaya’ya yapılan siyasi linç, ikincisi Hrant Dink’in şovenistlerin kucağına atılması olayı, bir diğer olay da Recep Tayyip Erdoğan’a muhtar bile olamazsın diye başlıkların atılması, 27 Nisan e-muhtıraya destek vermesi gibi, daha nice sayacağım olaylarda demokrasiden yana tavır almayıp, askeri vesayetin baş savunuculuğunu üstlenmiştir. Artık yolun sonuna gelinmiştir.Askeri vesayet tasfiye edildiğine göre o ideolojiyi savunan gazetenin işlevi kalmamıştır. O nedenle muhalefet edeyim derken PKK’dan, Fetö’ye kadar illegal yapıları savunan bir yapıya dönüşmeye başlamıştı.

                            MEDYA VE TİCARET

   Medyanın %40’ına sahip olan Doğan Medya’nın Hilton Otel’ini aldıktan sonra önündeki yeşil alanı da almak istemesi üzerine; Erdoğan kabul etmeyince iktidarla köprüleri atıp, hükümete karşı savaş açtığı söylenir. Ucuza aldığı POAŞ, içini boşalttığı banka, 28 Şubat’ın bir nevi mükafatıydı. Artık kimse bu gruba karşı gelemezdi. Askeri vesayetin sonlandırılması, FETÖ terör örgütünün belinin kırılmasıyla Doğan Medya grubunun aynı politikayı sürdürmesi imkansız hale geldi. Hatta 2015 Haziran seçimlerinde açıktan HDP’yi saz çaldırarak, yemek pişirterek sevimli hale getirirken, savcı Kiraz’ı öldüren DHKP-C’ leri eylemci olarak  sunmaları bardağı taşıran son damlalardı. Klasik okuyucusunu bir nevi Erdoğan nefretiyle zehirleme politikasını sürdürmeye devam etti. Artık yolun sonuna gelindi, ya demokrat çizgiye gelinecek ya da nefret tohumları saçmaya devam edilecekti. Yeni sistemde Hürriyet gazetesinin işlevine de yer yoktu. En iyisi bu alandan çekilmesiydi. O da  öyle yaptı, 80 yaşını gerekçe göstererek elveda dedi.

 

                NE DEMOKRATMIŞ BE!

     Satış sonrası medyada ki yorumlardan bir kaçını aktarmak istiyorum.”Kronik savaş sona erdi. Galip gelen taraf Erdoğan, mağlup olan taraf ise sadece Aydın Doğan değil, demokrasiye inanan herkes”. Selahattin Demirtaş’ı geniş kitlelerle bir araya getiren Doğan Medya grubu Türkiye’de kalıcı barış hayallerine geçici de olsa katkı sağladı”. Ne demokrat bir kişiymiş Aydın Doğan kıymetini bilemedik. Geniş kitlelere tanıtılan Demirtaş’a neden şimdi sahip çıkmadı. Ona da bir cevap verilse iyi olurdu. Bir zamanların Doğan Medya’nın has adamı olan Fatih Altaylı bakın ne diyor?. “Aydın Doğan medyanın Alaaddin Çakıcı’sıdır”. Son olarak da; “Gazeteci milletini kendi çıkarı için kullanan ve gerektirdiğinde gözünü kırpmadan feda etse de gazeteci milletini aynı zamanda seven bir medya patronuydu”. Klasik maço erkeği tavrı, hem severim hem döverim. Ne sevgiymiş be….

                 ÖNÜMÜZE BAKALIM

 

      Türkiye yeni bir döneme giriyor. Medya medyalığını, siyasi parti partiliğini yapacak, taşeron ve taşeronların sözcüsü olmayacak, ana muhalefet partisi projeler üreterek iktidar alternatifi haline gelecek, sivil toplum kuruluşları asli görevlerine dönecek, ülkenin güvenliği konusunda en son Afrin’de olduğu gibi tek vücut olunacak, iktidar acımasızca eleştirilecek fakat düşmanlaştırma yapıl mayacak.Öğrenci de şiddete  başvurmadan görüşlerini rahatlıkla açıklayacak.Gençleri kışkırtanlar yarın gençlere sahip çıkmayacaklardır.Tarih de örnekleri çok bunun, aman gençler dikkat! Bizim sizlere ihtiyacımız var. Kalın Sağlıcakla.

                        






Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.