Back To Top

  • Mehmet AKBACAK
    Mehmet AKBACAK
BOŞLUK MERKEZ SAĞDAMI YOKSA!

BOŞLUK MERKEZ SAĞDAMI YOKSA!

 - Tarih 3.11.2017
- A +

 2002 yılından bu yana yapılan hem yerel seçimlerde, hem de genel seçimlerde en yakın partiyle aralarında 20-25 puan farkla AK Parti iktidar oldu.AK Parti’nin kuruluşunu ve sürekli iktidar oluşumunu siyaset analistleri farklı farklı yorumladılar.En aklı başındaki yorum; iki kutuplu dünyanın sona ermesiyle ortaya çıkan resmin eski siyasi kavramlar üzerinden açıklanmasının imkanı kalmamıştı. Eskiden kerpiç kalıbı gibi hangisine uyarsa yorumlamak kolaydı. Şimdi ise her şey karmakarışık gibi oldu. İnsanların kafaları karışık, fakat zaman geçtikçe günümüzün yeni değerlerini yorumlarken kimin nerde durduğu da netleşmiş olacak ve oluyorda.

       Seni başkan seçtirmeyeceğiz diye yola çıkanlar duvara toslayınca, çareyi darbe yaparak Erdoğan ve AK Parti’yi alaşağı etmek istediler. O da tutmadı, bu sefer MHP’nin milli politikalar uygulanırken hükümeti desteklemesi karşısında yeni bir yola koyuldular.Neymiş efendim merkez sağda boşluk varmış, bunun en kısa zamanda doldurulması gerekirmiş.O zaman sormak gerekir. Merkez sağ neyi temsil ederse bunların fazlasını AK Parti sahip çıkıyor.Yine merkez sol denilen ezilenlerin sorunlarına sahip çıkmaksa onu da AK Parti yıllardır yapmakta.Bu nedenle oyların %50 sini almakta, ayrıca aldığı oyların büyük bir kısmını yoksul semtlerden almakta.Kendisine ‘sol’ diyen parti ise oylarının büyük çoğunluğunu varsıllardan oluşan semtlerden almakta. Mültecilere sahip çıkan ‘sağcı’, mültecileri kovacağım diyen parti ‘solcu’, ABD emperyalizminin saldırılarına karşı duran parti ‘sağcı’, sesini çıkarmayıp da hatta bizi niye cezalandıyorsunuz diye yalakalık yapanlar ‘solcu’ parti. Rahmetli Ahmet Kaya şarkısında ne diyordu.”Bu ne yaman çelişki anne”.

     Bu seferde 2019 başkanlık seçimlerinde Erdoğan’ı çelmelemek isteyenler merkez sağda boşluk var diyerek, MHP’den dışlananların kurduğu İP’le milliyetçilerle birlikte AK Parti’den koparacakları oyların hesabına düştüler. Dün Demirtaş’ı yıkama yağlama işini yapanlar, bugünde Akşener’i yıkama yağlamaya başladılar.Hatta daha düne kadar gerçek yurtsever solcuların desteklediği bazı isimler utanmadan sıkılmadan Akşener’in siyasetin önünü açacağını söylemeleri karşısında ağzımdan kötü söz çıkmasın diye yutkunmak zorunda kalıyorum.

 BAŞBAKAN OLACAM DERKEN C.B OLACAM DİYOR

     15 Temmuz darbesinden önce 15 Temmuz’da başbakan olacağım, 15 Temmuzda çok şeyler değişecek diye sevinç çığlıkları atan ve her konuşmasında Yurtta sulh Dünyada sulh sözlerini dilinden düşürmeyen hanımefendiyle darbecilerin 15 Temmuz’da darbecilerin yayınladığı bildirinin başlığının da Yurtta Sulh Dünyada Sulh olmasını nasıl yorumlamalı siz okurlarımızın değerlendirmelerine bakıyorum.Dün 15 Temmuzda başbakan olacağım derken bugün çıtayı daha da yükselterek CB olacağım diyor, başbakan olacağım derken kime güvendiğini de bilmeden afişe etmiş oluyor.

        Geçen haftadaki yazımın başlığı ‘Gerçek muhalefete ihtiyaç var’ idi. Evet demokratik değerleri savunan, evrensel değerlere sahip çıkan, iktidarın yanlış uygulamalarına acımasızca karşı çıkan, halkın çıkarına uygun politikaları destekleyen, küresel güçlere karşı iktidarla birlikte olabilen, darbecilerin sözcülüğünü yapmayan muhalefet boşluğu var. Yeni kurulan partinin söylenenlerle hiçbir ilgisi yok.Hani boşluğu dolduracaktı, bırakın boşluk doldurmayı, boşluğu derinleştirmenin derdindeler. Geçmişe bir bakın; operasyonlar için kurulan partilerin, ne de kurucuların adı kaldı. Hepsi siyasetin kimsesizler mezarlığında yok oldular. Halkın sahip çıkmadığı hiçbir hareket başarıya ulaşamaz.

 YA SAYMAYI BİLMİYOR, YA DA DAYAK YEMEMİŞ!    

     Tekirdağ’ın ilçelerinden birisinin belediye başkanı kongre konuşmasında Cumhurbaşkanı için ‘Faşist Diktatör’ diyerek halkı ayaklanmaya çağırıyor. Normalde demokrat bir parti hemen disiplin soruşturması açarak Türkiye’yi temsil eden bir kişiye nasıl hakaret edersin demesi gerekirken, heyhat partinin başkan yardımcısı belediye başkanına destek için aynı sözleri bir daha söyleyerek belediye başkanını savunuyor.Meclis grup konuşmasında da genel başkan bu konuşmalara sahip çıkıyor.Aklıma hocanın bir fıkrası geldi. Kadı hocaya şu kadar sopa cezası deyince; hoca dayanamamış “Ya saymayı bilmiyor,ya da dayak yememiş” diyerek tepki göstermiş. O hesap sen ya hiç faşist diktatör görmedin ya da, tarihde yaşananları bilmiyorsun. Gerçekten faşist diktatörle yönetilseydik senin haddine mi böyle konuşman. Sonradan pişkinlikle ‘ben hakaret anlamında kullanmadım, siyasi bir kavram olarak kullandım diyor’. Hadi onu bırak faşist diktatör dediğiniz CB arkasından yürümeyi nasıl izah edeceksiniz. Bırakın bu abuk sabuk sözleri de adam gibi muhalefet etmeye bakın.Kalın Sağlıcakla.






Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.