Back To Top

  • Cengiz BAŞAR
    Cengiz BAŞAR
Ak Parti'de çöküş kaçınılmaz, ya kesin çare?

Ak Parti'de çöküş kaçınılmaz, ya kesin çare?

 - Tarih 3.11.2017
- A +

 Ak Parti'de artık konuşulan yükselişle ilgili kavramlar değil, zirveden inişe dair kavramlardır. Artık muhaliflerin söylemesine gerek yok. Eski Balıkesir Belediye Başkanı bile "millet iktidarından devlet iktidarına geçiş olduğunu" söylüyor.

Ak Parti artık sadece öteki gördüğünü imha eden bir parti değil, kendi yavrularını yiyen bir anne gibi. Ak Parti uzun bir süredir hukuksuzluk girdabına tutulmuş, ne yapacağını bilemez haldeki bir partidir. Şaşkınlık içinde ne yapacağını bilemiyor ve kendisine zarar veren her şeyi yapıyor.

Şaşkınlık içindeki bir yapı ne yapacağını bilemez ve kendi kendini yemeye başlar. Artık başarısızlaştıkça tekleşecek, tekleştikçe başarısızlaşacak bir yapı var karşımızda.

Bundan sonra Ak Parti'nin her geçen gün artan skandallarını, perişanlığını konuşacağız. Başkanlık seçimleri için ortamı germeye devam edecek ve gerdikçe hata yapması, bu partinin genel hali olacak.

Ak Parti uzun süredir kendisini kurtaracak tüm mekanizmalara karşı savaş ilan etmiş bir parti konumundadır. Bu savaş sadece kendisini değil, toplumsal birliği de çok sarsacak bir girişimdir. Bu duruma son verebilecek seçmen seyirci kalmayı tercih ettiği müddetçe bedeli de ödeyecektir.

Önemli olan demokrasi seçeneğinin ne durumda olduğudur. Kaçınılmaz son sonrası yine bir başka çekişmenin aktörleri olacaksak Ak Parti'nin düşüşü topluma bir şey kazandırmayacaktır. Önemli olan farklı mağdur kümelerinin kimliklerini terk etme zorunluluğu hissetmeden ortak paydalarda buluşabilmesidir. Bu konuda çok umutlu olmak mümkün değildir. Zira gergin ve kutuplaşmış ortamda bunun önemini hisseden kişi sayısı çok azdır.

Bu karamsar ortamda tek yapılacak olan iyimser olabilmek ve ümitvar olabilmektir. Gerçekliğin farkında olarak öteki gördüğünün sorununa olumlu, somut pratiklerle sahip çıkanlar bu toplumda demokrasi ve hukuku yeşertecek olanlardır. Bu prtaikleri yapmak çok zor değildir, yeter ki kulak kabartmak v e iyi niyetle adım atabilmektir.

Çok geç kaldık. Bu toplum öteki gördüğünü yıllarca sahiplenmedi. Ama şimdi her gün adeta kafasına bir tokmak iniyor ve bu sahiplenmeyi yapmadığı takdirde kötünün kötüsünü yaşayacağı ona hatırlatılıyor.

Toplum bu vurguladığımız tespitlerin farkına varmazsa bir ateş çukuruna sürükleniş kaçınılmazdır. Zaten çok önemli demokratik kazanım kayıpları yaşadık, sessizlik büyük bir felaketin gelmesini kısaltacaktır.

Eğer KHK'lısıyla, işsiziyle, kadınıyla, azınlığıyla yani dezavantajlı her grubuyla bir uyanış gerçekleştirilebilir ve herkes diğerinin derdine derman olmaya çalışırsa çıkış yolu görünüyor, yoksa bizi tek bir adım ilerletemeyecek olan bir itiş kakış ortamıdır bizi bekleyen. Kimse eski kuyruk acılarını veya gelecekteki gövensizliği ön plana çıkarmamalıdır. Yarın için daha iyi bir toplum için kin ve nefret değil, sevgi ve saygıdır bizi kurtacak olan.






Yorumlar

Yorumlar
kızgın 7.11.2017 - 14:10:02
kısaca darbecileri,fetöcüleri affedelim demiş.