Back To Top
  • Nermin ALPAY
    Nermin ALPAY
DEĞERLER ÜZERİNE

DEĞERLER ÜZERİNE

 - Tarih 14.8.2017
- A +

Ahlaki ve Etik değerlerini kaybeden insanlardan oluşan toplulukların bir arada yaşaması mümkün değildir.

İnsanlar arasındaki hakiki ilişkiler güven üzerine kuruludur. Güven duymaya başladığınızda saygı da duyarsınız.

Şimdi bakıyoruz, herkes ya çok iyi arkadaş, çok samimi ya da tam tersi… Öyle bir arkadaşlık ki bu, hırsız ile namussuz, katil ile bir karıncayı bile incitmekten imtina eden insanlar bir mahalle oluşturmuşlar, bir de bu beraberliği sıkı tutmak için düşman bir karşı mahalle yaratmışlar, aralarında ki en büyük etik ve ahlaki farklılıklara rağmen sırf karşı mahalleye gol atmak için birbirlerini desteklemekteler.

İçlerinden biri yüksek sesle; “ Bu hırsızın aramızda ne işi var” dese… Diyemez… Hırsız güçlü ise açık sözlülüğünün bedelini ağır öder, karşı mahalleye de gidemez. Mahallenin dışında nasıl yaşayacağını da bilmiyor ki, dik durabilsin…

Bu mahallenin hangi mahalle olduğu hiç önemli değil. Her mahallede hırsız da var, katil de, yalancı da, namuslu, dürüst insanlar da…

Geçenlerde internette çok beğendiğim bir paylaşıma rastladım.

“NORMALLEŞTİRMEYİN” diyordu. Neva Çiftçioğlu, Amerika postanesinde başına geleni anlatmış; postanede bir paket yollamak için uzun bir kuyruğa girmiş, çok uzun bir süre bekledikten sonra sıra kendisine gelmiş. Postane memuru zarfı almış, bakmış zarf açık, sert bir sesle “ kapatın” demiş. Çiftçioğlu “ Girişte zarfları kontrol için açık getirin diye yazdığı için kapatmadım” demiş. Memur hiç aldırmamış “ SIRADAKİ” diye seslenmiş. Kuyruktaki adam kımıldamamış bile “ Önce hanımefendinin işini bitirin” demiş. Memur bir sonrakini çağırmış, sıradan hiç kimse kıpırdamayınca Neva Hanımın paketini mecburen almış.

Böyle bir olay bizde olsaydı, nasıl sonuçlanırdı? Diye düşündüğümde, tahmin ettiğimizden çok daha fazla değerlerimizi kaybettiğimizi düşünerek endişelendim.

Tam bunları düşünürken, sosyal medyadan önüme Prof. Dr. Necati Cemaloğlu’nun yazısı düştü. Ahlaki değerlere sahip çocuğun nasıl bir ortamda yetişebileceğini anlamamızı sağlayabileceği umuduyla paylaşıyorum:

" Kapının zili çaldı.

Kapıyı açtığımızda üst kattaki komşumuz eşi ve çocuklarıyla bayramlaşmaya gelmişti. Komşumuz ayakkabılarını çıkarırken, rahmetli babam, komşumuza şöyle seslendi:

“Sen benim evime giremezsin. Lütfen dışarı çık.”

Komşumuz, peki deyip gitti. Yüzümüz kızarmış, biraz da şaşırmıştık. Salona geçip, babamıza neden böyle yaptığını sorduk.

Babam:

“Bu adam, alt kattaki komşumuzu, bankadan aldığı krediye kefil yapmış, borcunu ödememiş. Kendi mallarını da başkasının üzerine geçirmiş. Komşumuzun evine icra geldi. Nesi var nesi yok alıp götürdüler. Kaç gündür açlık sınırında yaşıyorlar.” dedi.

Ben de babama:

“İyi de bu konu bizimle ilgili değil. Biz niye müdahil oluyoruz?” diye sordum.

Babam:

“Konu bizimle ilgili olmayabilir. Bu ahlâki değerleri düşük insanı evime kabul edersem, mağdur ve namuslu komşumu rencide etmiş olurum. Bu kişi adam değil.” demişti.

Çocuklara değer kazandırmak istiyorsanız, değerlere uygun yaşamanız gerekir"

Bu yazı, bir zamanlar idealleri uğruna işkenceleri, açlığı, sefaleti, ölümü göze alıp, ağır bedeller ödedikten sonra, tatlı suda bir balığa kendini satanlara ithaf edilmiştir.






Yorumlar

Yorumlar
Nermin Alpay Hanımefendi'yi bu erdemli yazısı için ve bayramını kutlarız.Zekeriya Alpay Hocamızı da saygıyla anarız.veSLM:)