Back To Top
  • Özhan KIZILTAN
    Özhan KIZILTAN
TAK TAK TAK

TAK TAK TAK

 - Tarih 11.8.2017
- A +

 Sabah bu sesi duyduğunuzda eğer kapı değilse muhakkak bir inşaattan geliyordur.  Önemi yok ses gayet ahenkli uykuya devam edebilirim diye kendinizi kandırmaya çalışırken bir de bakmışsınız Carrrrrrrrr diye Do majör ile başlayan sonra giderek minöre dönüşen bir jet taşının beyinleri delen sesi… İşte o an yataktan kopar cama doğru atılırsınız.  Kim ulan bu?

Yandaki inşaatta ağzında sigara ile çalışan birkaç usta kalıp yapıyor.

Efendim, siz bilmem kaç  zamandır kaçamak yapıp Akçakoca’da kafa dinleme hayaliyle gelmişsiniz veya hastasınız başınız ağrıyor, birine kafanız bozulmuş kimseyi dinlemek istemiyorsunuz veya ,veya, veya, veya……

Kimin umurunda ki?

Ne demişler hayaller Paris hayatlar Akçakoca! Eğer bu sözü duymadıysanız hemen hatırlatırım.

 İstediğiniz kadar tatil hayali kurun, itibarlı ve pek mühim iş adamlarının! Umurunda bile olmazsınız. Siz kimsiniz ki? Paran kadar konuş, ben memleketin ekonomisine katkıda bulunuyorum, herkesi ev sahibi yapıyorum senin tatilini mi düşüneceğim dercesine dışarıdan içeriye girer sesler. Bazen öyle bir hal alır ki evin içinde birine seslenseniz duyulmaz bile.  Kahvaltı yapmak için balkona çıktığınızda yine o ses. Carrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr

İnsanlar para kazandıkça kalpleri yumuşamalı, biraz daha saygıdeğer olmaya çalışmalı, daha nazik, daha şefkatli, daha sevecen, daha hayırsever olmalı. Kimsenin kazancında gözümüz yok Allah daha fazlasını versin. Büyük arabalara binip çocukluk arkadaşlarınızı toz duman içinde bırakarak bu yollarda namının yürümesi birilerini tatmin edebilir. Bir sözümüz yok. Para kazandıkça görgüsüzleşmeye de başlayabilirsiniz, birilerine tepeden bakmaya, hava atmaya başlayabilirsiniz. Kimsenin sizin tercihleriniz üzerinde tasarruf yetkisi yok. İstediğiniz şımarıklığı yapın beyler. Kimse size karışmaz.

Hayatta herkesin bir sınavı vardır. Bu da sizin sınavınız istediğiniz şıkkı işaretleyebilirsiniz.

Fakat iş başkalarının özgürlük alanına geldiğinde orada durmayı da bilmelisiniz. Kimsenin sizin için uykusundan taviz vermesini istemeye hakkınız yok. Yaz dönemine kadar istediğiniz şekilde çalıştınız şurada üç aylığına da olsa bizlere rahat vermeyi çok mu görüyorsunuz ağalar beyler?

Kardeşim dünyanın borcuna, kredisine, taahhüdüne girdik, mal sahipleri bir yandan kafamızı ütülüyor, arsa sahibi noterden peş peşe protesto çekiyor gel de kendini benim yerime koy diyen yüklenicilerin sesine de kulak vermek lazım.

Şehre uzak, yapılaşmanın seyrek olduğu yerlerde bu yasak uygulanmayabilir. Böylece uzak yerlerdeki yapılaşma da teşvik edilmiş olur. Örneğin çevre yolunun üst kısımlarında çok güzel siteler yapılabilir. Belediyenin şehirden uzak bölgelerdeki yapılaşmayı daha cazip hale getirmesi artık bir zorunluluk olmaya başladı. Tüm binalar şehrin içine sıkışıp kaldı. Bu konuda atılacak somut adımları belediyemizden bekliyorum. Daha önce de gündeme getirmeye çalışmıştım. Şehre uzak, görece yüksek bölgelerde jeolojik duruma göre arsa kullanım oranını düşürerek 15-20 katlı binalara izin verilmesi gerekiyor. Yüksek binalar, hem yeşil alanları korur hem de site şeklindeki yapılaşmalar çocuklara oyun alanları, yüzme havuzları, bisiklet yolları, spor alanları gibi çağdaş gereksinimlerin halka sunulmasına olanak verir.

 

 

Akçakoca’da inşaat yapan Sayın Yükleniciler;

Unutmayın ki yenilik getiren her zaman kazanır. Birbirini kopya eden 4-5 katlı binaları inşa etmektense belediyede baskı gücü oluşturup yeni yapılaşma alanlarının yeni bir felsefeyle şehrimize kazandırılmasının teşvik edilmesi hem sizin işlerinizi kolaylaştıracak hem de daha çok kazanmanızı sağlayacaktır.

Zaman hızla akıp gidiyor, doğadaki her varlık hatta her hücre değişiyor, sizler de değişmelisiniz, yaptığınız binalarda değişmeli.

Babadan kalma TAK TAKÇI MÜTEAHHİT geleneği; daha saygılı, daha çevreci, daha estetik bir hale dönüşmelidir. 

Dönüşmek hayatın ve sonsuz yaşamın kuralıdır. Dönüşememek ise yok oluşun habercisi.






Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.