Back To Top
  • Nermin ALPAY
    Nermin ALPAY
Kadınlar Dümene Geçmeli

Kadınlar Dümene Geçmeli

 - Tarih 7.1.2017
- A +

Geleceğimiz Sosyalleşen  Kadınların Elinde

Akçakoca’da kadınların, siyasetten, üretime kadar her alanda görünürlüklerinin artması toplumun gelişimi açısından umut verici.

Evde yapılan günler bile, dışarıda kafeteryalarda yapılır oldu. Dışarıda yapılan buluşmaların, kahvaltıların kadını eve hapsolmaktan kurtaran ve ekonomiyi de canlandıran bir yanı var.

Aktif çalışan sivil toplum örgütlerine baktığımızda yine kadınların yer aldığı dernekler olduğunu görmekteyiz.

Dohaycan ( Doğa, Hayvan, İnsan Hepsi Can ) Derneği, Sokak Hayvanlarının mağduriyetlerinin giderilmesi için yaptığı çalışmaların yanı sıra, yaşlı nüfusun en fazla olduğu kentlerden biri olan ilçemizde; Aktif yaşlanmanın, yaşam boyu öğrenmekle, üretmekle, mümkün olduğuna dair farkındalık yaratmaya çalışıyor. Yardımseverler Derneği,  geziler, yemek organizasyonları düzenleyerek oradan elde ettiği gelirle ihtiyacı olan çocukları okutmaya çalışıyor.

Ve siyasi partiler… Ak Parti Kadın Kolları hemen hemen her taşın altından çıkıyor. İhtiyacı olan insanlara ulaşmaya çalışıp, sıcak çorba ile Pazar çalışanlarının içini ısıtıyorlar. 

CHP kadın kolları da hareketlenmeye başladı ve Uğurlu köyünden başlayarak; kadınları meme kanserinin erken teşhisi konusunda bilgilendirmeye başladılar. 

Bu sosyalleşmenin temelinde ideolojik bir alışveriş yok. Sadece insani ve yaşamsal alışverişler var. Kadınlar, sosyal yaşamdaki yerlerini, eşitsizlikleri, şiddeti, ayırımcı söylemleri sorgulamaya başlamadılar henüz.

Böylesine aktif ve başarılı olan kadınlar, ister partilerde olsun, ister STK’larda sadece kadın kolları ile sınırlandırılmaktan, hiçbir birikimi olmayan, emek vermeyen adamların arkalarında  (parası, gücü vb. var diye) stepne olmaktan vazgeçmeli, yönetime aday olmalıdırlar.

Ülkemizde her alanda şiddetin arttığı ortamda, ülkemizi ve geleceğimizi düze çıkaracak damarın kadınların içinde olduğunu düşünüyorum. “Yuvayı dişi kuş yaparmış” Öyleyse, Ülkemizi de yeniden biz kadınlar ayağa kaldırabiliriz. İnsan haklarına, hayvan haklarına, kısaca YAŞAMA HAKKINA SAYGILI, kimsenin bir diğerini dışlamadığı, ( evlat ayırımının yapılmadığı) kadının aşağılanmadığı bir yaşamı kurabiliriz. Erkek siyasetçilerin ağzından çıkanlara bakarak değil, birbirimizin yüreğine bakarak, birbirimizi anlayarak, farklılıklarımızla yaşanabilecek bir ülkeyi dizayn edebiliriz. Erkekleri dışlayarak değil, onları doğuran, büyüten analar olarak şiddetin dışına çekebiliriz.  O güç sizde var, yeter ki farkına varın.

Kadınlar ( Erkekleşerek değil; erkek siyasetçilerin şiddet dilini taklit ederek değil) kapsayıcı, kucaklayıcı "anaç" kadın dilleriyle şiddeti bitirecek politiklar üretmeli ve bunun için harekete geçmelidir. Yoksa çocuklarımıza bırakacağımız güzel bir ülke bulamayacağız. Özetle; Kadınlar dışarı değil, kendi yüreklerine ve birbirlerinin yüreklerine bakmaya başlamalı artık.






Yorumlar

Yorumlar
Adaları Seven Adam 12.1.2017 - 18:37:15
Bu ülkede kadınlar erkekleşerek yükselebilir ya da deli taklidi yaparak kendilerini ifade edebilirler. O nedenle her yer etek giymiş erkeklerle doludur. Kadınlarda kadına has duyarlılık kalmamıştır. Öyle olmasa Güney Doğu'da terörün en azdığı dönem başbakan ve içişleri bakanının kadın olduğu zamanlar olmazdı. Sizce bu ikisinde kadına ait; yaşatmaya yönelik bir hassasiyet var mıydı? Etek giymiş erkeklere fazla güvenmeyin zaten başımızdaki erkekleri onlar yetiştirmiyor mu? Bu ülkenin karşısındakini erkek ya da kadın olarak gören bir bakış açısından çok insan olarak gören bir bakış açısına ihtiyacı var. Ancak, arap öykünmeci müslümanlığın fazlasıyla bulaştığı bu kültürde çok zor.