Back To Top

  • İbrahim BİLGİN
    İbrahim BİLGİN
ÜNİVERSİTE ŞEHRİ OLMAK

ÜNİVERSİTE ŞEHRİ OLMAK

 - Tarih 14.12.2016
- A +

Üniversite şehri olabilmek çok önemlidir. Bu tür şehirlerde yükseköğrenim nüfusunun yoğun olmasının sosyolojik sonuçlarının yanında siyasal ve ekonomik sonuçları da vardır.

Üniversite (université) Fransızca bir kelimedir. Evrenkent demektir, yani Dünya Şehri. 

Üniversiteler ister öğrenci, ister öğretim üyesi olsun, içinde dünyanın her yerinden insan barındırabildiği gibi, dünyanın her yerindeki fikir, düşünce ve ideolojiyi de içinde barındırabilir.

Bu nedenlerle üniversiteler, en çok da bulundukları şehirlerin sosyolojik yapısını etkiler.

Öğretim üyeleri ve öğretim görevlileri açısından, bazen akademik çalışma gereği kongre, konferans, panel, oturum, olabileceği gibi, bazen de o şehirde yapılan inceleme, araştırma, anket gibi reel bilgileri ülke geneline taşırlar.

Öğrenciler açısından ise çok daha farklıdır. Öncelikle geldikleri şehrin kültürünü yaşamaya çalışırlar. Böylece kültür etkileşimine vesile olurlar.

Yükseköğrenim gençliği, hayatlarının baharında en güzel günlerini okudukları şehirde geçirirler. Okul bittiğinde o şehirden ayrılmanın zorluğunun yanı sıra, yıllarını geçirdikleri farklı bir şehirde edindikleri tüm duygusal kazanımları yaşamları boyunca hatırlayacaklardır. Asla unutmazlar...

Yıllar sonra karşılaştığım bir öğrencim ile sohbet ediyorduk. ‘Ne o Recep, bakıyorum da Akçakoca'yı unutamamışsın’ dedim. Nasıl unutayım hocam. ‘Hayatımın birçok ilkini Akçakoca'da yaşadım’ dedi.

 ‘Nasıl yani?’ diye sordum.

‘Hocam, ben ilk defa evden ayrı Akçakoca da kaldım. İlk defa yemeği Akçakoca’da yaptım. İlk defa çamaşırı, bulaşığı burada yıkadım. İlk defa burada aç kaldım, parasız kaldım. Arkadaşlığı ve paylaşmanın değerini burada öğrendim, zevkini burada yaşadım. İlk defa burada sevdim, hayatımın en değerlisini; eşimi burada tanıdım. Aile hayatımızın temellerini burada kurduk’ dediğinde gözlerim doldu. 

Benim de üniversitesinde okuduğum Muğla’daki anılarım Recep öğrencimden çok farklı değildi.

Üniversite şehri oldunuz mu her yıl akademik takvim başladığında yeni hemşehriler edinirsiniz. Akademik takvim sonunda da yeni fahri hemşehrileri yurdun dört bir yanına hatta farklı ülkelere gönderirsiniz.  

Yerleşik halktan çoğu kişi, üniversite öğrencisine ekonomik katkı olarak bakar. Oysa garibim öğrenci servis ücretinden para artırabilmek için, kampüsten şehir merkezine yürümekten erinmez.

Üniversite öğrencilerinin şehre katkısı asıl olarak mezuniyetinden sonra başlar. İş hayatına atılmış öğrenci kazandığı para ile tatile gelebileceği gibi, etrafındakilere de referans olur.

Heleki bu öğrenciler devletin üst kademelerinde, bürokratik yetkilere sahip olurlarsa, işte o zaman şehire yapacağı katkılar değer biçilmez olur.

Kurulması için çokça çaba harcanan İşletme Fakültesi’nin Akçakoca'da açılamamasına üzülmüştüm. Fakat onun yerine Akçakoca Bey Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin açılacağını duyunca, ilçem adına bu habere çok sevindim.

Çünkü hemen hemen her üniversitede İşletme fakültesi var ama siyasal bilgiler fakültesi yok.

Ben de bir işletme fakültesi mezunuyum. Okula ilk başladığımızda bir arkadaşımız hocaya sormuştu.  ‘Hocam biz okulu bitirince ne olacağız?’ O da ‘oğlum işletmeciden sokakta köfteci de olur, Cumhurbaşkanı da. Ne olacağınıza siz karar vereceksiniz’ demişti.

Siyasalcıların başarı alanları ise kamuda çalışmak olacaktır. Başarılı olan Siyasal’cılar üst düzey bürokraside etkin pozisyonlarda yer alırlar. Bu da demektirki Akçakoca'nın geleceği parlak.

Akçakoca Bey Siyasal bilgiler Fakültesinin açılması için emeği geçen, başta Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Faruk Özlü olmak üzere, Düzce Üniversitesi Rektörü Sayın Prof Dr. Nigar Demircan Çakar Hanımefendi, Belediye Başkanımız Sayın Cüneyt Yemenici ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Akçakocalılar olarak üniversite şehri olma yolunda hızla ilerlememiz gerekiyor. Bunun için de kampus alanını genişletmek, fiziki şartlarını bir an önce tamamlamak birinci görevimiz olmalıdır.

Sonrasında ise üniversite öğrencilerini kendi çocuklarımız gibi görüp, hayatlarının birçok ilkini yaşadıkları bu şehre karşı aidiyet duygularına katkı sağlamalıyız. Böylece  öğrencilik yıllarını Akçakoca’da geçirmiş olan gençler, ömürleri boyunca bu şehire katkılarını sürdüreceklerdir.






Yorumlar

Yorumlar
Ad Soyad Giriniz... 21.12.2016 - 13:43:16
Bir öğrencisi olarak hocamız İbrahim Bilgin herkese eşit mesafede davranan her fikre saygı duyan biridir. seçim döneminde aracında parti amblemi olduğu için aracını okul dışında bırakacak kadar da seviyeli davranmıştır. Bunu o dönemde ki öğrencileri, öğretim görevlileri ve memurların hepsi bilir. haksız eleştiride bulunan her kimse, attığınız çamur hocamıza yapışmaz.
Ad Soyad Giriniz... 18.12.2016 - 19:35:54
Bu kadar avamlık ile üniversal nasıl olunuyor acaba? Gecekondu gibi üniversite kuruyorlar. Hiçbir altyapısı olmadan fakülte açıyorlar. Kasabada siyasal bilgiler mi olur? Yazık değil mi bu çocuklara? Ankara Siyasal dururken, Akçakoca Bey Siyasalın öğrencisini mi işe alacaklar? Günah değil mi, neden insanların hayatlarını karartıyorsunuz? Öğrenciyi sermaye olarak gören, alt yapısız, temelsiz, düzeysiz bir yere açılan bu üniversitenin akademik bir gelenek oluşturması, kurumsallaşması ulusal ve uluslararası başarı kazanması imkansızdır. Eğer öyle olsaydı mevcut okulun bunu gerçekleştirmesi gerekirdi.
Ad Soyad Giriniz... 18.12.2016 - 19:33:54
Paralel evrenden, İşletme ve Turizm olmak üzere tüm bilimler saygıyla Siyasalın önünde eğildiler; şaşkın ve lanetlenmişlerdi. Ve, Akçakoca’da bilim baştan yazılmaktaydı.
Ad Soyad Giriniz... 16.12.2016 - 22:42:11
Öğretim üyesi, dünyanın her yerinden olabilir, farklı fikir, düşünce ve ideolojiyi de sahip olabilir. Ancak hiç bir öğretim üyesi parti amblemli araba ile okula gelemez gelmemeli. Neyse ki öğretim üyesi değilsiniz, sadece SMMMsiniz.