Back To Top
  • Tuncay TOP
    Tuncay TOP
Bir halta yaramayanlar çamur atarlar ancak

Bir halta yaramayanlar çamur atarlar ancak

 - Tarih 8.10.2016
- A +

Başlığı görenler konuyu anladı sanırım.

Ak partili kadınların Akçakoca genelinde ezber bozan faaliyetlerini sindiremeyen bir takım zevat, onları tebrik etmek yerine, oturdukları yerden kara çalmaya başladı.

Neymiş efendim ‘’yardımın reklamı mı olurmuş’’, ‘’bir elin verdiğini diğeri bilmeyecekmiş’’ falan filan.

Bunları durup dururken neden söylemeye başladılar biliyor musunuz?..

Ak partinin Akçakoca kadın kolları yönetimi başarılı yardım çalışmalarına imza atıyor ve yerel basın onların bu takdire şayan çalışmalarını haber yapıyor ya, ondan.

Ak partili kadınların gecelerini gündüzlere katarak yaptıkları hayır hasenat çalışmaları karşısında, benzer çalışmaları yürütemeyen çeşitli siyasi partilerden tembellerin son dönemdeki tek propaganda malzemesi bu yani.

Yardımın reklamı olurmuymuş…

Olur kardeşim, yardımın reklamı olur. Hem de bal gibi olur.

Sen siyasi partilerin ana kademe, kadın kolu ve gençlik kolu üyesi… Sen ilçe halkının sorunlarıyla bir gün ilgilensen; sen kadınların, çocukların, gençlerin, yaşlıların ihtiyaçlarını bir gün sorsan; bir gün bir garibanın evine yakacak kömür, bir fakirin çocuğuna ihtiyacı olan kırtasiye malzemesi temin etsen, bir huzurevi yaşlısına sıcak bir sohbet için gitsen, senin de reklamın bal gibi yapılır.

Ya sen sözde Sivil Toplum Kuruluşu Temsilcisi… Üyelerinden para toplamak dışında kayda değer hiçbir varlığı olmayan sen STK yöneticisi. Resmi protokol toplantılarında arz-ı endam etmek yerine, bir yardım organizasyonunda bulundun da, basın senin reklamını mı yapmadı.

Oturduğun bilgisayar ekranından kendine sanal bir âlem yaratan, yanı başındaki komşunun derdini bilmeyen ama, dünyanın bir ucundaki olay için sosyal medyadan fikrini açıklayan sen klavye silahşörü Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma…

Peki sen Akçakoca’da kaç çocuğun yırtık ayakkabıyla okula gittiğini, kaç garibanın Kaymakamlıktan kömür almak için soğuk günlerde sıra beklediğini, kaç evde soba, kaçında buzdolabına ihtiyaç var hiç ilgilendin mi?

Kaç köyümüzde çatısı akan, evleri su alan, barakalarda yatmak zorunda kalan vatandaşımız var, hiç ilgini çekti mi?

Çocuklarına bakamayan bir annenin, kızlarından birkaçını okuyabilsinler diye Ankara’daki yurtlara göndermek zorunda kalmasının nasıl bir duygu olduğunu anlayabilir misin sen?

Peki ben bu kadar şeyi nerden biliyorum diye merak ettiğini varsayarak sana cevap veriyorum. Bu çalışmaları yapan Ak partili kadınları haber yaparken öğrendim ben de…

Onların ihtiyaçlı insanları tespit etmek için nasıl bir emek harcadıklarına basın mensupları şahit.

Kâh Bakan Faruk Özlü’den, kâh Nevin Gökçek hanımdan ve başka etkili ve yetkili insanlardan, garip gurebanın yarasına merhem olsunlar diye nasıl aracılık ettiklerini haberciler iyi biliyor.

Keza Kaymakam Bey, Belediye Başkanı ve ilçenin yardımsever duyarlı insanlarından da…

Ve bu işleri yaparken, reklama girmesin diye basından nasıl köşe bucak kaçtıklarını da biz iyi biliyoruz.

Yazdıklarımız aslında onların yaptıklarının binde biri. Ama o kadınlar, asla inkâr edilemeyecek kadar hayır işinin altına imza attılar, atmaya da devam ediyorlar.

Basında bu işler neden bu kadar yazılıp çiziliyor diye merak edenler için ise son olarak şunu söylemek isteriz; Yapılan hayır işleri ne kadar çok ise bir o kadarına daha ihtiyaç var aslında.

Ak partili kadınların yaptıklarını başka partililer de yapsın diye haberleştiriyoruz.

Başka partilerin kadın kolları da harekete geçsin istiyoruz.

Ak partili falan olduğumuzdan değil ama, haklının hakkını teslim etmek ve bu küçük ilçede dayanışma duygusunu artırmak için haber yapıyoruz.

Şimdi bu saatten sonra benzer çalışmaları siz yapın, bir yaptığınızı iki etmezsek o zaman biz habercilere ne derseniz kabulümüzdür.

 
        






Yorumlar

Yorumlar
Bu Habere Daha Önce Yorum Yapılmamış.