Back To Top
YUNUS KARA...KOKULARLA AKÇAKOCA

YUNUS KARA...KOKULARLA AKÇAKOCA

 - 6 Onaylı Yorum  -0 Bekleyen Yorum -19.6.2018
 YUNUS KARA...KOKULARLA AKÇAKOCA
- A +

 Akçakoca… deyip de gözlerimi yumduğumda üç koku duyarım hep belleğimin geniz etinde…

Önce yosun kokuları gelir. Tâ uzaklardan… Yabancısına yabancı, aşina yüzlere davetkâr. Bu koku, dört mevsim, on iki ay ve üç yüz altmış beş gün bazen Liman’da, bazen Çuhallı’da, bazen de Kayabaşın’da keser yolunuzu.

Ama o kokuyu duymak, onu içinize çekmek, ona sahip olmak o kadar da kolay değildir. Yabancıysanız sırlarını açmaz size. Kıyısında el gibi gezerseniz anlaşılmaz olur,hatta kovalar sizi bir kokarca edasıyla.

Fakat, bağrınızı denizden esen rüzgâra verip de önce ciğerlerinizi sonra dimağınızı denizle doldurduğunuzda bu kokudaki harikuladeliği, farklılığı ve farkın içindeki güzelliği görürsünüz.

O kokuda, Karadeniz’e akan her derenin, her ırmağın damla damla tadı; bu koca denizin koynuna sığınan her rüzgârın dağlardan taşıdığı bin bir çiçeğin rayihası vardır.

İster, çok uzaklardaki memleketinizden veya bir hayal beldesinden izler bulursunuz bu kokuda, ister bu kokuyu size getiren rüzgarın az önce sevdiğiniz, yanınızda olmasını arzu ettiğiniz insanların saçlarını taradığını düşünürsünüz. Ama her şeyden önce, bu kokuda Akçakoca’yı bulursunuz.

Akçakoca’nın ikinci kokusu, balık kokusudur. Ama ille de hamsi kokusu…

Balıkçı barınağında ağlar nasırlı ellerle buluşmaya, yırtıklar-sökükler sabırla sıvanmaya başlayınca hafif hafif duyulmaya başlanır dumanla karışık bu koku. Sonra her gün batımı biraz daha artar, yoğunlaşır.

Ancak, ürkektir, şakacıdır … Bazen bir balıkçı lokantasının bacasından ulaşır size, bazen bir piknik alanından. Hatta geçtiğiniz yolun kenarında, sokağın sonundaki evin balkonunda da karşınıza çıkabilir her an.

İştah açıcıdır. Ayına göre, tavadaki kızgın fındık yağında istavrit olur, koşar adımlarla fırından gelen buğlama palamut olur. Ama en güzeli kömür ateşinde hamsi olur. Yanında bol limon sulu fındık helvası ile birlikte…

Üçüncüsü ıhlamur kokusudur…

İlk ikisinin karışımı gibidir sanki.

Yosun kokusu kadar romantik, balık kokusu kadar davetkârdır.

Düzce-Akçakoca karayolunda çıkar ilkin karşınıza. Arabanızın camından, hatta havalandırmasından haylaz bir çocuk gibi girer içeri. Saçınıza dolanır, elbisenize yapışır. Burnunuzu, ciğerlerinizi doldurur, sizi egzotik hayallere sürükler.

Tanımakta zorlanırsınız önceleri.Adını koyamazsını belki ama yabancı da değildir size. İsim dilinizin ucunda, tadı damağınızda dolaşır. Bir köy yolunda, her hangi bir piknik alanının etrafını dolaşan patikanın gölgeliklerinde iseniz umursamadan yolunuza devam edersiniz belki. Ama bazen sizi şehir merkezinde yakalar.

Mesela aylardan haziran ise ve siz sahil boyu yürüyorsanız Çuhalı Plajı’nın girişinde; Ataç Büfe’nin önünde özlenen bir dostun samimi kolları gibi sarar sizi ıhlamur kokusu.

Şaşırtıcıdır. Hele bir de gece ise, nereden geldiği, size nasıl ulaştığı tam bir muamma olur.

Çınar Caddesi’nin yoğunluğu, gürültüsü; arkasındaki evlere denizi göstermemek için gereksiz yükseklikleri ile sahili boğan binaların karanlığında kendinizi tabiata çok uzak sandığınız bir anda çıkmıştır çünkü karşınıza. Ve kaç tur atarsanız atın, en kesif olduğu yerde bir çay molası verdirir size.

Ve içtiğiniz çayın her yudumunda artık Akçakoca vardır.

YUNUS KARA





Yorumlar

Yorumlar
Çok güzel bir yazı tebrikler teşekkür ler
h.cumur 19.6.2018 - 15:40:14
bahsettiğin güzellikler mazide kaldı a kardeşim....şimdi bu güzellikler, başka çirkinliklerle kirletiliyor...sahilde ahlak yok...çıplaklık almış yürümüş...utanma duygusu kalmamış...serseriler, sarhoşlar, sahil boyu cirit atıyor...her taraf içki, rakı, lağım kokuyor...bunlardan şikayeti olmayanlar sahilde maşallah...bizim gibi ortalama mazbut insanlar ise bu çirkinliğin içinden yürüyerek geçmemek için, arka sokakları kullanıyor...geçenler de var tabi...adamın mezhebi genişse yapacak birşey yok!!!!buradan söylüyorum,mavi bayrakla övünen akçakoca, bir süre sonra büyük bir ahlaki çöküş yaşayacak...sonra ah vah para etmeyecek,yazın bir kenara...
erdal 19.6.2018 - 13:44:31
artık ıhlamurlar yerine bölgemizin ağacı olmayan kırmızı erikler veya top şekli verilmiş adını bile bilmediğimiz ağaçlar dikiliyor.karadenizi simgeleyen kestanedir ıhlamurdur.simgelerimize sahip çıkalım bahçelerimize yol kenarlarına dikelim ümidiyle
erdal 19.6.2018 - 13:44:31
artık ıhlamurlar yerine bölgemizin ağacı olmayan kırmızı erikler veya top şekli verilmiş adını bile bilmediğimiz ağaçlar dikiliyor.karadenizi simgeleyen kestanedir ıhlamurdur.simgelerimize sahip çıkalım bahçelerimize yol kenarlarına dikelim ümidiyle
erdal 19.6.2018 - 13:44:31
artık ıhlamurlar yerine bölgemizin ağacı olmayan kırmızı erikler veya top şekli verilmiş adını bile bilmediğimiz ağaçlar dikiliyor.karadenizi simgeleyen kestanedir ıhlamurdur.simgelerimize sahip çıkalım bahçelerimize yol kenarlarına dikelim ümidiyle
ömer sarı 19.6.2018 - 12:44:18
lağım kokusu, plajlardaki, sahillerdeki ahlaksızlıklardan da bahsetseydin biraz da gerçekçi olsaydı...leş gibi alkol kokularından da bahsetmemişsin...pis pis rakı kokularının içinden yürümek nasıl bir duygu mesela...