Back To Top
'Türk’ün Türk’ten başka düşmanı yoktur'

'Türk’ün Türk’ten başka düşmanı yoktur'

 - 1 Onaylı Yorum  -0 Bekleyen Yorum -11.10.2017
'Türk’ün Türk’ten başka düşmanı yoktur'
- A +

 Akçakoca Belediyesi ve Foto Oktay ‘ın katkılarıyla düzenlenen Akçakoca’nın dünü ve bugünü sergisi eski Akçakoca ile yeni Akçakoca’yı buluşturuyor. Fotoğrafın hem zanaatkârı hem de sanatkârı olan Mehmet Oktay takdir edilecek bir arşiv hazırlamış. Akçakoca’nın tarihini gözlerimizin önüne getirirken yeniyi de unutmamış. Her özlemli fotoğrafın altına bir de bugünkü halini iliştirmiş.

1940‘lı yılların Akçakoca‘sımı daha iyidir yoksa bugünün Akçakoca‘sı mı?  Siz hangisini tercih ederdiniz? Şeklindeki sığ soruları sormaktansa sergiyi doya doya gezmenizi tavsiye ederim. Tabii ki soru sormak insana mahsus aklıma başka sorular da gelmiyor değil. Şeytan bu dürtüyor işte..

Örneğin Kaymakam neden açılışa gelmediğini gerçekten merak ediyorum. Merak ettiğim diğer konular arasında açılışı neden altı kişinin birden yaptığı, CHP ilçe başkanının neden kurdele kestiği gibi sorular var. Bir büyüğümün dediğine uyarak kendi kendime telkin veriyorum “ Büyüklerimiz elbette en iyisini bilir”

Çalışkan Başkan Cüneyt Yemenici, serginin açılış töreninde yaptığı konuşmada  “Belediye başkanlarının Akçakoca’yı ne hale getirdiğini görün” şeklindeki esprisi her iki Akçakoca’yı da açıklamaya yeterde artar bile. Belediye başkanları Akçakoca’yı ne hale getirdi sorusunu iki anlamda da sormak gerekiyor.  Birincisi yokluk döneminin Akçakoca’sı, diğeri ise varlık döneminin Akçakoca’sı hangisi daha zengin?

Neydik ne olduk diyeceğimize ne oluyoruz nereye gidiyoruz sorusunu kendi kendimize sormanın daha yararlı bir uğraş olduğu kanaatindeyim.

Dünden bugüne Akçakoca ‘da yükselen sadece apartmanlar mı?

Tabii ki değil.

Neler yükseldi Akçakoca ‘da?

Kibir, Para, İhtiras, Şöhret 

Lüks arabalara binmenin, plazalarda oturmanın, halka tepeden bakmanın tavan yaptığı bir dünyada bize tevazudan bahsedenlerin bile kibrine yenik düştüklerini hep beraber görmüyor muyuz?

Babalar için zengin evlatlar, çocuklar için zengin babaların muteber olduğu,paranın başarının tek ölçütü sayıldığı, fakir ama onurlu delikanlıların Türk filmlerinde kaldığı bir Türkiye’de Akçakoca’nın nereye doğru gittiğini keşfetmek zor mu sizce?

Böylesine bir kargaşanın içinde Akçakoca’nın daha yaşanabilir bir kent olmasını istemek sadece iyi niyetli bir düş olmaktan öteye gitmiyor. İçimizdeki ihtiras duyguları tüm gücüyle var olduğu müddetçe hangi irade daha çevreci ve insan doğasıyla daha uyumlu bir Akçakoca için harekete geçebilir?

İhalelerin kimlere verileceği belirlendikten sonra proje aşamasına geçiliyor diyen biri olursa hiç şaşırmayın. Şartnamelerin inşaat firmalarının bürolarında yazıldığı bir toplumda siz hangi projeden, hangi şehir planından bahsediyorsunuz Beyler?

Hepimizin bildiği bir söz var “Türk’ün Türk ‘ten başka dostu yoktur” Ben o sözü değiştiriyorum “Türk’ün Türk’ten başka düşmanı yoktur”

Düşmanı boşuna dışarıda aramayalım. Osmanlıdan bugüne değişmeyen tek şey bizim bize yaptığımız kötülüklerdir.  Doğru söyleyen dokuz köyden kovulur, söz gümüşse sükût altındır gibi sözlerin cari olduğu bir toplumda ne mimari adam gibi gelişebilir, ne de felsefe.

Bir devleti devlet yapan sadece yöneticiler değil, milletin kalitesidir. Kendi arazisinden geçmesi için yolun yılan gibi kıvrılmasına izin veren bu toplumdur. Bir apartman katı daha fazla alabilmek için hiç çekinmeden, bütün medeni cesaretimizi toplayarak başkanın kapısını aşındırırken toplumsal sorunları dile getirmek söz konusu olduğunda korkak davrandığımız sürece yaşanabilir şehirler ortaya çıkmasını beklemek pek de gerçekçi gelmiyor bana.

Özhan KIZILTAN





Yorumlar

Yorumlar
CAVİT 11.10.2017 - 14:52:44
Akçakoca'nın üzerini Beton ile örtüyorlar, Dostluğunu, Kültürünü, Anılarına çok katlı inşaatlarla Beton döktüler, Kim Akçakocalı diye sormalı, Şehri yaşanmaz yapan göçmenler mi, Şehrin yerleşik halkımı, Eskiden çocuklarını okutmak için Mühendis, Mimar, Avukat, Doktor yapmak için çaba gösteren Akçakocalı gitmiş yerine Okuyup ta ne olacak diyenler türemiş. Arnavut kaldırımları söküldükten, İskele plajı, Çınar Oteli Plajı, M.T.A Ankara Belediyesine satıldıktan sonra Akçakoca doğal güzelliğinden, kültüründen soyulmuş çıplak bırakılmıştır. Akçakoca'da geçmişinden hatıralarından çocukluğundan bir parça yol, bina, iskele, dükkan ne bileyim gazino bulan gören varmı.! Akçakoca'da Belediye, Ticaret ve Esnaf odaları Başkanlarının gelecek Akçakoca projeleri üretirken geçmişini yanında taşıyamıyorsa bulunduğu makamı işgal etmemesini öneririm, Fikir üretemiyorsan Fikirleri olanları dinler maliyeti ve mükemmeliyetini araştırırsın.